"Gizlimabet Parapsikoloji Platformu"

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

İçinizde sürekli kötü birşey olacakmış hissi

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Scrying
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Bu his genelde çok stresli durumlarda ya da daha önceden yaşanmış bazı travmalar sonucu olabilir...Bilirkişi değilim ama bu hissin geleceğe dair değil geçmişten getirilen ,atlatılamamış trajik olaylara da bağlı olabilir...Günümüzde bunun adına''Travma Sonrası Stres Bozukluğu''denilebiliyor ya da başkalarında panik atak olarak ortaya çıkıyor...Bugünlerde çevremizde geleceğe yönelik çok negatif,çok olumsuz tahminler öne sürülüyor...Böyle olaylar geçmişte de oldu gelecekte de olacak..Bana dünyanın kanunu gibi geliyor....İnsanlar,hayvanlar,doğanın kendisi sürekli değişim halinde ama bu olumsuz yorum ya da hislerin kime ne faydası var....Eğer engelleyebilecek çözümler varsa onu tartışalım....Çünkü bu tartışmalar devam ederken bazı bilim adamları labaratuvarda çalışmalara devam edip dünyanın ilerlemesine katkıda bulunuyor ya da bize hala yabancı olan uzay araştırmaları ve gezegenlerdeki hayat olasılıkları araştırılmaya devam ediyor...Diyeceğim o ki kötü senaryoları düşünüp de günümüzü zehir etmeye gerek yok...Herkes oturup o günleri mi beklesin?Bu düşünce insanın yaşam enerjisini sömüren duygulara sebep olur ,kişileri pasifleştirir...Dinlerde bile ''Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış,yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı ol''cümlesine denk gelen öğütler, hadisler var....
 
Bu his genelde çok stresli durumlarda ya da daha önceden yaşanmış bazı travmalar sonucu olabilir...Bilirkişi değilim ama bu hissin geleceğe dair değil geçmişten getirilen ,atlatılamamış trajik olaylara da bağlı olabilir...Günümüzde bunun adına''Travma Sonrası Stres Bozukluğu''denilebiliyor ya da başkalarında panik atak olarak ortaya çıkıyor...Bugünlerde çevremizde geleceğe yönelik çok negatif,çok olumsuz tahminler öne sürülüyor...Böyle olaylar geçmişte de oldu gelecekte de olacak..Bana dünyanın kanunu gibi geliyor....İnsanlar,hayvanlar,doğanın kendisi sürekli değişim halinde ama bu olumsuz yorum ya da hislerin kime ne faydası var....Eğer engelleyebilecek çözümler varsa onu tartışalım....Çünkü bu tartışmalar devam ederken bazı bilim adamları labaratuvarda çalışmalara devam edip dünyanın ilerlemesine katkıda bulunuyor ya da bize hala yabancı olan uzay araştırmaları ve gezegenlerdeki hayat olasılıkları araştırılmaya devam ediyor...Diyeceğim o ki kötü senaryoları düşünüp de günümüzü zehir etmeye gerek yok...Herkes oturup o günleri mi beklesin?Bu düşünce insanın yaşam enerjisini sömüren duygulara sebep olur ,kişileri pasifleştirir...Dinlerde bile ''Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış,yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı ol''cümlesine denk gelen öğütler, hadisler var....
Maalesef dünya şuan kötüler,sömürgeciler tarafından yönetiliyor,dünyanın ilerlemesine katkıda bulunacak şeyler sunulurken bir taraftan batırıyorlar.Mesela albert einstein manhtattan projesi ile nükleer bombanın geliştirilmesine sebep olarak dünyanın yok edilmesi için ilk adımı atmış olması gibi,Sanayi devrimi gibi doğayı mahvedecek şeyler vs.Ayrıca kıyamet hadisleri her insanda travma yaratır.Olumsuz yorum ve hisler,duygular eskisine göre kötüleşmişse bir uyarı veriyor demektir.Herşey bir travma değildir.Bazı yerde iç sesimizide dinlemek gerekir.
 
Maalesef dünya şuan kötüler,sömürgeciler tarafından yönetiliyor,dünyanın ilerlemesine katkıda bulunacak şeyler sunulurken bir taraftan batırıyorlar.Mesela albert einstein manhtattan projesi ile nükleer bombanın geliştirilmesine sebep olarak dünyanın yok edilmesi için ilk adımı atmış olması gibi,Sanayi devrimi gibi doğayı mahvedecek şeyler vs.Ayrıca kıyamet hadisleri her insanda travma yaratır.Olumsuz yorum ve hisler,duygular eskisine göre kötüleşmişse bir uyarı veriyor demektir.Herşey bir travma değildir.Bazı yerde iç sesimizide dinlemek gerekir.
İyiye gittiğini söylemiyorum ,sadece bu hissin ''iyi''olacakları da olumsuz etkilediğini düşünüyorum..Ne yapabileceğimize odaklanalım diyorum...Tamamen bu hissedilen ''kötü hissi''dönüştürmeye yönelik davranmayı öneriyorum...Tamamen sizin duygunuzu ve sizin gibi hisseden insanların lehine olabilecek şekilde ifade etmeye çalıştım bu durumu...Madem kollektif bilince inanıyoruz,bir kişi bir kişidir..Aslında endişe ve panik dediğinizde hepimizin yaşadıklarını dile getirmişsiniz ama bu duyguları şifalandırmaya yönelik davranmalıyız..Pembe gözlükleri takalım da toz pembe yaşayalım demiyorum...''Limondan limonata''yapmak deyimini duymuşsunuzdur...Bu dünyada geçirdiğimiz zamanı,enerjiyi faydalı olmaya,yöneltelim diyorum...Toplumdan önce kişisel olarak karamsarlığı üzerimizden atmanın doğruluğuna inanıyorum...Kötü hisleri yaşayıp sonra da bırakmak gerekiyor....Herkesin yöntemi de farklı..Değişim önce kişinin kendinden başlar...Ormanlarımız için bir fidan diksek,semtimizdeki bir hayvanın da güvenli limanı olsak,ihtiyacı olan çoluk çocuk ,yaşlılara bir el uzatsak....dünyaya yapabileceğimiz iyilikleri katarak kendimizi rahatlatabiliriz...En azından biz görevimizi yapmış olmanın rahatlığı içinde oluruz...Ben sizin düşüncelerinize karşı çıkmıyorum,sadece enerjinizi doğru yerlere harcamanızı öneriyorum kendimce...''Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak''kitabını daha önce burada bir kaç kez zikretmiştim....Geçmiş paylaşımlarımız şu anda görünmediği için ben yine önereyim...Basit isimli bir kitap gibi duruyor ama o kadar güzel örneklerle dolu ki..Kısaca o kitaptan aklımda kalan bir bölüm paylaşmak isterim...Amerikali bir çift küçük çocuklarını kaybediyorlar...Üzüntü ve kederden ne yapacaklarını bilemiyorlar..Bu dayyanılmaz acıyı biraz hafifletmek için kendilerini oyalayacak faaliyetlere yöneliyorlar....Adam her gün evde tamir edecek bir eşya buluyor,bütün gün eski radyo,çeşme ,bozuk makina ne varsa onarıyor.Eşi de ,çocuklarını kaybetmiş kendileri gibi insanlara mektup yazarak ve onların acılarını paylaşarak umut vermeye çalışmış...Acılarını düşünecek vakitleri olmadığı için dertleri de hafiflemiş...''Meşguliyet en iyi tedavidir'''....Konu dağıldı ama belki ihtiyacı olan bir arkadaşımız okur da şifa olur...Bu kitapta böyle çok örnek var..Ara sıra elimize alıp okuyabileceğimiz başucu kitabı bile olabilir...Kitaplara sarmak da başka bir limandır hayatta...Bakın bu da başka bir çıkış yolu...'Bibliyoterapi''denilen yöntemi de biliyorsunuzdur zaten....Uzattım ama yine kendimi durduramadım....Beyin fırtınası yaparız ,belki birinin ruhuna dokunuruz....
 
İçinizde sürekli böyle,artık dünyanın sonu yaklaşıyor,hiçbirşey eskisi gibi olmayacak,eski refah bitiyor,depremler,savaşlar,kuraklıklar,doğal afetler hatta güneşin batıdan doğuşu yakın telkinleri duyuyorum.
Bu benim anksiyetem ilemi alakalı yoksa gerçekten bu telkinler doğru bir işaretmi ?
Havas ilimleri ile uğraşan hocalara,istihareye yatmış kişilere,tanıdığım astrologlara sorduğumda onlarda aynı hisleri yaşadığını,hatta dünyanın artık kendini yenileyemeyecek şekilde kirlendiğini,yaşamın devamı için gerekli
her kaynağın insanlığın para hırsı için yıllardır yok edildiği,dağların maden için oyulması,ağaçların kesilmesi ve yanması,sera gazları,araç ve sanayi kirliliği,dünyanın çeşitli yerlerinde seller olması yanısıra dünyanın ekseninin hızlı bir şekilde kaydığını söylüyordu.Hatta eskiden beri bakım yaptırmaya gittiğim bir hoca,güneşin batıdan doğuşunu görecek nesil sizsiniz,havaya,mevsimlere,zamana bakarsan anlarsın demişti.Bilim adamlarıda dünyanın schumann rezonansının hızlı şekilde kaydığını söyleyince benim için gerçeklik dahada arttı.
Gerçektende öyle zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum,hava aniden soğuyup aniden ısınıyor,kışın ortasında yaz yaşıyoruz.Yağışlar azaldı.Yağsa barajlar dolsa bile güneş açınca kuruyup gidiyor.Etraf bazen sis gibi oluyor,güneşin dünyanın bazı bölgelerinde yakıcı sıcaklığı artıyor.Arap çölleri yeşeriyor.Ekolojik denge bozuluyor.
Siz ne düşünüyorsunuz ? Benimle aynı hisleri yaşayan varmı ?
Bence cevabı vermişsiniz, anksiyeteniz ile ilgili. Panik atak rahatsızlığında sık karşılaşılır.
 
Bence cevabı vermişsiniz, anksiyeteniz ile ilgili. Panik atak rahatsızlığında sık karşılaşılır.
Son zamanlarda kovid döneminde başlayan ve çoğu yerde görülen yangınlar,kırmızı kutup ışıkları,mevsimsel bozukluklar,eski mavi gökyüzü ve beyaz bulutlar yerine sisle karışık yakıcı bir güneş ışığının olması,hadislerde belirtilen dağ patlamaları,yangınlar seller,depremler yaşanması,günlerin tutuşan yaprak gibi hızlı geçmeye başlamasını katarsak ya ilahi güç uyarı veriyor farkındalık yaratıyor bunuda hadisler üzerinden duyuruyor,burada çoğu arkadaşta durumun farkında,yada dediğiniz gibi anksiyetem ile ilgili,hayat normal bir şekilde devam ediyor,hadislerde yalan çıkmış oluyor böylelikle.
 
Geri
Üst